|
burda "wishful thinking"in dibine vurup, ütopik dünyalar yaratacağız, hayat burun deliklerimize kadar yükseldiğinde beynimizdeki dünyada (devamı) |
gizli bi gücümüz olsa, cinnetler geçirsek, vursak,kırsak,ağlasak,deli deli gülsek ve içimizdeki sustuğunda o her şeyi bitirmeye kararlı olduğumuz ana,ilk çığlığa geri dönsek, o karşımızdaki her kimse istediğini söylese ve biz de gülüp geçsek böylece..=)
çoktular ama hiç yoktular dediklerimin gerçekten varolduğu bi dünyada bulutlar dağıtamazdı ışığımı,damlalar hep tazelik, hep mutluluk getirirdi, sevginin şiddetinden ağlardı insanlar, biz çıkıp ıslanalım diye yağardı yağmur..beynimi çimdikleyip duran her şey orda eriyiverirdi işte..kırgın ya da kızgın olmazdı kimse, kimse suskunluklara kurban gitmemiş olurdu ya da omuzları ağırlaştıran sözlere..uçarı hafifliklerde buluşurduk, heidinin bulutuna tutunamazdık belki ama gözlerimizi kapattığımızda bizi alıp götüren bir gizli duygumuz olurdu,kimsenin erişemeyeceği kadar yükseklerde.. beyaz olurdu her şey,mavi ve pembe ve yeşil ve çok sevdiğim mor..çok gülerdik..cennet olmazdı orası,kimse sonsuz mutluluk beklemezdi orda ama mutlu olurdu işte, hem de hep mutlu olurdu..başını bir dosta yaslayıp ellerini tutardı, gözlerini kapar o güvenin sıcaklığını yaşardı,sevginin şiddetinden ağlardı sadece..sevildiğimizi hissederdik orda, kim ne dedi ne düşündü derdi olmazdı orda, çok sever, çok sevilirdik, sevginin şiddetinden ağlardık sadece..şarkılar söylerdik, içimizden gelen şarkılar, her seferinde yeni şarkılar söylerdik, hiçbir şarkıya hiçbir anı yüklemek istemezdik çünkü, her söyleyişte o yükü taşımak istemezdik, her seferinde ayrı bir coşkulu ayrı bir içten olurdu nağmelerimiz,sözlerimiz hep derin,kimsenin söyleyemediği kadar derin..anlamlı olurdu her şey,boş bakışlı insanlar dolaşmazdı etrafta kafasız sinek misali,bir gayeleri olurdu,bir ağları, öyle ki her ilmekleri bir öncekinden destekli bir sonrakine destek olurdu..